Ana Sayfa
Ana Sayfa
Dosyalar
Fotograf Albümü
Forumlar
Videolar
Hesab
Forum
Hesab
Radyomuz
Hesab
Ziyaretçi Defteri
Hesab
Hesabınız
Site Saati


..::Site Menü::..
 Ana Sayfa
 Arama
 İletişim
 Haber Arşivi
 Haber Gönder
 Mesaj Defteri
 Anketler
 Üye Menüsü
 Forum
 Hesabınız
 Gelen Kutusu
okbuyuk.gif Reklam
 Üye Listesi
 Güney Köyü
 Geleneklerimiz
 Mahallelerimiz
okbuyuk.gif Lakaplar
 Şivemiz
okbuyuk.gif Haberler
okbuyuk.gif Dernek
okbuyuk.gif Vefat
okbuyuk.gif Düğün-Sünnet
okbuyuk.gif Sülaleler
okbuyuk.gif Nüfusu
 Extra
 İstatistikler
 Köşe Yazıları
 Şairler
 Sohbet
 Burclar
 İtiraflar
 Dilek Kutusu
 Takvim
 İlan Bırak
 E-devlet
 Rüştü Şeker
 Çorum Resim
 Çevre Köyler
 Nöbetçi Ezane
 Radyomuz
okbuyuk.gif Radyo Dinle
 Dj Başvurusu
 Fotoraf Galerisi
 Resimler
 Çok İzlenen
 Eklenenler
 Yorumlananlar
 Videolar
 Videolar
 Eski Videolar
 Video Ekle
 En İyiler
 Rasgele Video
 Video Ara
 Genel Bilgiler
 Kaplıcalar
 PadişahlarYeni!
 Osmancık
 Kandiber Kale
 Koyunbaba 1
 Koyunbaba 2
 İmaret camii
 Paşa Hamamı
 EğlenceYeni!
 Oyunlar
 Doğum Günü
 Pasaparola
 Aşk Ölcer
 Msn Nick Yap
 Komik Resim
 Dini
 İslamiyet
 Dini videolar
 Kisa Hadisler
 Peygamberler
 NamazHocasi
 Erişim
 Bağlantılar
 Dost Siteler
 Destek
 Arkadaşına Öner
 İlçemiz Osmancık
okbuyuk.gif Tarihi
okbuyuk.gif Konumu
okbuyuk.gif Kültürü
okbuyuk.gif Kayılar
okbuyuk.gif Sadrazamlar


Hit Bilgilerimiz
Şu ana Kadar
734504
Sayfa izlenimi aldık.Başlangıç: Aralık 2007


Zaman İstatistiği
Zaman İstatistiği:
· Gün: 09 Sep 2010
· Saat: 05:50:05
· GMT: +0300


Köşe Yazarları

BURHAN ÜNAZ
ÖRNEK İNSAN


MUAMMER DEMİRKAN
KADER


NECMETTİN UÇAKER
TERÖR


SONGÜL ERYAŞAR
ONBİR AYIN SULTANI!



Şairler

ALİŞAN DEMİRKAN
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ (M.AKİF ERSOY)


~~ uFuK
OTUZÜÇ KURŞUN



Yeni itiraflar
· sagopa_06
(24 okuma)
· zoruna gitmesin
(76 okuma)
· aşk yakar
(49 okuma)
· 460
(27 okuma)
· 460
(35 okuma)
· sımdı birisi benı dınlesın
(61 okuma)
· kader
(69 okuma)
· İtirafım Yok Yaw
(168 okuma)

Toplam 8 itiraf kayıtlı


Reklam Alanı



Vefat Haberleri

*Ömer ÇOLAK

*HACER YOLDAS

*SABRİ YOLDAS

*AHMET KARDAN

*OSMAN GÖKMEN



Günün Hadis-i Şerifi
 BuGün:
Kişi öfkelendiğinde “Allah’a sığınıyorum” derse, öfkesi gider.




Özlü Sözler
 Atatürk Diyor ki:
Yurt toprağı, sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin.
 BuGün:
En güzel zar çöp tenekesine atılan zardır.
 BuDakika:
İnsanlar yanlış yapabilirler , yalnız büyük insanlar yanlışlarını anlarlar.

KaralarGuney.Com


...:::Gelenek Ve Göreneklerimiz:::...





GELENEK ve GÖRENEKLERİMİZ


    Düğün Adetleri

    Evlenme adetleri Çorum’ da,  ilçe ve köylerde genel olarak birbirine yakın özellikler taşımaktadır. Evlilikler genellikle
“görücü usulü”
yapılmaktadır.

     Evlenme İsteğini Belirtme

     Evlenme çağına gelen gençlerin eş seçiminde ailelere önemli görevler düşmektedir. Evlenmek isteyen damat adayı bu durumu annesine söyler. İstenecek kız aile tarafından bulunup, beğenildikten sonra damat adayı kız evine götürülür ve kız  gösterilir. Eğer damat adayı kızı beğenirse kız evine haber gönderilip fikirleri sorulur, kızı istemeye gelecekleri haber verilir. Kız evi de kızlarının ve yakınlarının fikirlerini aldıktan sonra söz kesme (kahve içme) tarihi belirlenir.

     Dünürlük ve Şerbet İçme


    Çorum’da söz kesmenin diğer bir adı “kahve içme” veya “şerbet içme”dir. Her iki tarafta birinci derece yakın akrabalarına haber verir. Dünürcüler bir kez daha “Allah’ın emri peygamberin kavli üzerine” kızlarını oğullarına istemeye geldiklerini söylerler. ”Evet” cevabı alındıktan sonra kahveler içilir,   dua edilir.  Oğlan ve kıza söz yüzükleri takılır.  Nişan tarihi kararlaştırılır.


     Nişan


   Nişan çoğunlukla cumartesi veya pazar günü kız evinde yapılır. Akraba veya komşulara ağızdan veya davetiye ile haber verilir.  Eskiden bu işi yaşlı kadınlar yapar ve bunlara “okuyucu” denirdi. Nişandan bir gün önce erkek evi, kız evine baklava,  et,  kuruyemiş,  şerbet ve kızın nişanda giyeceği kıyafeti gönderir. Nişan günü kız evinde gelenlere yemek verilir.  Gelenler kıza takı takarlar.  Kaynana tarafından gelinin yüzüğü takılır.  Nişanlılık süresinde bayram veya Hıdrellez günleri olursa hediyeler gönderilir.

     Düğün

    Nişan ile düğün arasındaki zaman erkek ve kız tarafının durumlarına göre değişir. Kız ve düğün için gerekli olan eşyaları almaya çarşıya çıkılır, buna “pırtı görme” denir.

Düğün başlamadan komşuların da yardımıyla iki taraf yemeklerini pişirirler. Düğünde damat en yakın iki arkadaşını “sağdıç” seçer. Sağdıç damatla ilgilenir. Düğünler cuma akşamı başlayıp pazar akşamı biter . Ayrıca yine oğlan ve kız evleri kendilerine birer “kahya” seçerler. Kahya düğün boyunca gelen misafirler, davul ve zurnacının ihtiyaçlar, yemeklerin dağıtımıyla ilgilenir. Bunun dışında erkek evinde bir
de “bayraktar” seçilir. Bayraktar, kınacı giderken ve gelin alınmaya giderken önde bayrağı tutar. Cuma akşamı erkek evinde bir tavuk kesilip, bayrak takılmasıyla düğün başlar.

     Kına Gecesi


    Cumartesi günü kız evinde herhangi bir saatte “kına yürütme” yapılır.  Erkek tarafı iki veya üç kadını bir erkekle beraber kız evine “kınacı” olarak yollar.  Bunlar yanlarında kına,  kuru yemiş,  et,  börek,  tatlı ve kızın gelinliğini götürürler. Yine duruma göre kızın kınada giyeceği kıyafeti de erkek tarafı alıp götürebilir.  Ayrıca davul ve zurna da kınacılarla gider. Gelen kınacılara yemek verilir.  Kınacılar kızı giydirip süslerler,  kızı ortaya getirip oturturlar, yüzüne allı bir yazma örterler,  kına türküleri ve ilahi okurlar.  Kızı ve orada bulunanları ağlatırlar.  Bittikten sonra kızın avucuna para veya altın  konup kınası yakılır.  Orada bulunanlara da bu kınadan dağıtılır.  Arkasından kuru yemiş ve limonata ikram edilir.  Kız annesinin elini öper ve sarılıp ağlaşırlar.Kına bittikten sonra davul ve zurnayla halay çekilir. Gelen kınacılar o gece kız evinde kalırlar ve bunlara “gelinin yengeleri” denir.  Kızın en yakın arkadaşları da o gece kızın yanında kalırlar. O gece erkek tarafında da damada kına yakılır.  Kınadan önce kız tarafı, oğlan evine “damat bohçası” denilen içinde damadın düğünde giyeceği kıyafet,  pijama,  cüzdan,  çorap,  saat gibi şeylerin bulunduğu bohça  gönderir.

     Gelin Getirme

     Pazar günü kız evinde  vedalaşmalar olur. Kız gelinliğini giyip bekler. Erkek evinin büyük bir kısmı, kayınvalide hariç, gelini almaya gider. Bu sırada kız evinin kapıları kilitlenir. Düğünün kahyası gelip kapıyı tutanlara bir miktar para verir kapıyı açtırır. Gelinciler içeri girip,  geline bakarlar. Gelinin ağabeyi veya erkek kardeşi kırmızı kuşağı dualar okuyarak, gelinin beline üç kez dolayıp takar. Gelin bir kolunda babası,  diğer kolunda damat ile evden çıkar. Bu esnada kızın çeyizi de taşınmaktadır. Dualar okunup, gelin arabaya bindirilir. Gelin alayı dolaşarak erkek evine gelir. Oğlan evine gelindiğinde, kayınvalide gelinin önünde çömlek kırar; gelinin bütün kötü huyları böyle kırılsın diye, başından kuru yemiş,  şeker, bozuk para  atar;bereketli olsun, evine yağ gibi sıvansın diye kapının girişine yağ sürdürülür.

     Çorum ‘ da Hıdırellez Geleneği

    Çorum bölgesinde,  Hıdrellezin Hızır Aleyhisselam ile İlyas Peygamberin buluştukları gün olduğu inancı vardır.İl’ de hıdrellezin gelişi sevinçle karşılanmaktadır. Çünkü kışın bittiğine, yazın geldiğine, bolluk ve bereket dolu günlere ulaşıldığına inanılır. Bu nedenle yazın başlangıcı sayılan 6 Mayıs hıdrellez gününde bir bayram sevinci yaşanır. Hıdırlık,  Erzurum Dede,  Sıklık Boğazı,  Bağlar en çok gidilen yerlerdir.Buralara gitmek için bir-iki gün önceden hazırlık yapanlar vardır. Hazırlık olarak yeni giysiler hazırlanır; çörek,  börek,  yaprak dolması,  bulgur kaynatması yapılır. Birlikte yenilir, içilir. Genellikle genç kızlar arasında dalya,  atlankaya ve okkel oyunları oynanır.  Erkekler bu eğlencelere katılmazlar.Hıdrellez gecesi veya günü arzulanan dileklerin gerçekleşmesi için dualar edilir.

     


 HALK EDEBİYATI

    Rivayetler

     Koyunbaba Rivayetleri


   Koyunbaba’nın asıl adı Seyit Ali’dir. Peygamber soyundan geldiği ileri sürülür. Bursa’da çobanlık yaptığı sırada ağayla her iki kuzudan birini almak üzere anlaşır. Bir süre sonra kırk kuzusu olur. Bunları alarak Osmancık’a yerleşir. Her yirmi dört saatte bir  melediğinden adı “Koyunbaba” kalır.Koyunbaba üzerine bir çok rivayetler vardır. Bunlardan biri:

    Koyunbaba’nın üç köpeği vardır. Bunlara Kara Kadı,  Sarı Kadı,  Ala Kadı adını verir. Bağdat Kadısı Osmancık’tan geçerken bunu duyar ve padişaha şikayet eder. Padişah Koyunbabayı çağırır,  köpeklerine neden böyle adlar koyduğunu sorar. Koyunbaba da:

    Kadılar haram helal bilmezler, benim köpeklerim bilir. İsterseniz deneyelim der. Padişah denemeye karar verir.Koyunbaba yirmisi helal,  yirmisi haram kırk kap yemek getirilmesini ister. İstenenler getirilince köpekleri çağırır,  yemekleri önlerine serer. Hayvanlar helal yemekleri  yer, öbürlerine dokunmazlar.Padişah çok şaşırır. Koyunbaba’yı mükafatlandırmak ister dileğini sorar.  Koyunbaba:

    Hazineden bir şey istemem Sarıalan ile Saltukalan’ı köpeklerime yallık verirseniz yeter der.  Dileği yerine getirilir.

     Koyunbaba kendisini padişaha şikayet eden kadıya şöyle bir bakar ve adam ölür.


     Koyunbaba Köprüsüne İlişkin Bir Rivayet


    Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli’ne giderken Koyunbaba’ya uğrar hayır duasını alır. Savaşta Uzun Hasan’ı yener. Dönüşte vezirini göndererek Koyunbaba’nın bir dileği olup olmadığını sordurur. Koyunbaba :

    “Eğer bir hayır yapmak istiyorsa,  Kızılırmak üstüne köprü gerekir, onu yaptırsın, bir de kışlak ve yaylak yerlerimizi, koyunlarımızı vergiden bağışlasın ki, misafirlerimizi daha iyi ağırlayabilelim” der.

    İstekleri yerine getirilir. Ancak köprü yapılmadan Fatih vefat eder. Babasının ölüm haberini alan ll. Beyazıt Amasya’dan yola çıkar. Osmancık’a geldiğinde  ırmak kıyısında sürüsünü yayan Koyunbaba’yı görür. Kendisini karşıya geçirmesini ister. Koyunbaba :

    “Olur ama bu ırmağa bir köprü yaptırırsan”der.

   Şehzade söz verir. Koyunbaba şehzadeye gözlerini kapamasını ve söylemeden açmamasının söyler. Şehzade denileni yapar. Gözlerini açtığında İstanbul'dadır. Koyunbaba yok olmuştur. ll.  Beyazıt tahta geçtikten bir süre sonra düşünde Koyunbaba’yı görür. Koyunbaba köprüyü yaptırmasını istemektedir. Ertesi gece yine aynı düşü görür. Bunun üzerine gerekli araç-gereç ve ustalar Osmancık’a gönderilir ve köprünün yapımına başlanır. Koyunbaba’nın da geyiklerle köprüye taş taşıdığı söylenir. Köprünün yapımı sırasında dervişlerden biri Koyunbaba’ya ölünce nereye gömülmek istediğini sorar. O da  “Bu taşın düştüğü yere” diyerek ağır bir taşı fırlatır.  Öldüğünde II.Beyazıt onu taşın düştüğü yere gömdürür ve buraya bir türbe yaptırır.









Copyright © by ÇORUM OSMANCIK >> KARALAR GÜNEY KÖYÜ iNTERNET SiTESi >> KÖYÜMÜZ ARTIK ÇOK YAKIN...! Tüm Hakları Saklıdır.

Yayınlama: 2008-03-08 (1393 Okuma)

[ Geri Dön ]
Sitemizin Alt Yapısı Php Diliyle Yazılmıştır ve uFuK Tarafından Geliştirilmiştir.
Çorum İli Osmancık İlçesi Zeytin Deresi Karalar Güney Köyü - By uFuK
Karalar Güney Köyü Resmi Web Sitesi Tüm Haklari Karalarguney.com-Karalarguney.net Adina Site Sahiplerine Aittir.
Sayfa Üretimi: 5.00 Saniye